Archives

Blog, İnsan Kaynakları

Yeni Personelinizi Tanımak İçin İpuçları

01 Ekim 2017

 

Yaklaşık 4 yıl bir haber/yazar sitesinin genel yayın yönetmenliğini yaptım. Bu süreç içerisinde 200’e yakın yazar başvurusunu değerlendirdik. 50’yi aşkın yazarla çalıştık. Ancak bir problem vardı ki uzun süre çözemedik. Kabul ettiğimiz yazarların başvurularında talep edilen iki yazının kalitesi çok yüksekken sonraki ilk yazıları vasat oluyordu. Bir süre sorunu analiz ettikten sonra problemin çözümünü keşfettik; iki yazı talep ettiğimiz için yazar adayı “en iyi” iki yazısını yolluyordu. Biz de aslında “en iyi” iki yazıya bakıyorduk. Üçüncü yazının iyi olacağının garantisi yoktu.

Bu tecrübe ileriki yıllarda işe alımda kulağıma küpe oldu. Mülakatta adayın “en iyi” halini görüyor “en iyi” cevapları alıyoruz. Peki ya sonrası? Gerek kurum için gerek “head hunter*” çalışmalarımızda çözümler üretmeye çalışsak da kaynağı insan olan bir iş için tam bir çözüm ürettiğimiz söylenemez. Sadece riski azaltmakla ilgili bazı tüyolar edinebildik. Continue Reading…

Blog, İnsan Kaynakları

Ben Olsam Ne Cevap Verirdim: Sık Sorulan 5 Mülakat Sorusuna Cevaplarım

19 Eylül 2017

İş dünyasının malumu olduğu üzere işe alımda sorulan mülakat sorularının bir cevap anahtarı yok. Yanıtlar kuruma ve kişiye göre değişir. Bu gerçeği bilerek konu hakkında araştırma yapan insanların da temel beklentisinin “fikir almak” olduğunu biliyorum. Ben de kendi tecrübelerim ışığında sosyal medya üzerinden ve seminerlerde aldığım en çok 5 soruyu arkadaşların istediği şekilde “siz olsanız ne cevap verirdiniz” formatıyla yanıtlamaya çalıştım.

Soru sormak felsefenin nasıl başlangıcıysa aynı zamanda bir işe alımcının sanatıdır. İşe alımcının uygun soruları sorması deneyim, mesleki bilgi ve entelektüel kapasite ile son derece ilintilidir. Mülakatlar, adayın mesleki bilgi, yetenek, beceri ve deneyimine dair yorumlar için veri oluştururken aynı zamanda adayın sosyal kapasitesine ilişkin ipuçları da vermelidir.

Soru cevaba geçmeden önce, adaylar için rahatlatıcı olabilecek bir bilgiyi paylaşmakta fayda görüyorum; kitaplara ve paylaşımlara konu olan; blenderin içindeki adam*, dolaba giren penguen vs. gibi sorular kolay kolay karşınıza çıkmaz. Çünkü bu soruları sormak için hem kurumun üst düzey bir işveren markası değerine sahip olması gerekir hem de işe alımcının ciddi bir kapasite sergilemesi. Ülkemizde ikisi bir araya gelse bile bu sefer de yanlış anlaşılma korkusuyla “zekâ” soruları sorulmaz. Continue Reading…

Blog, Düşünce

Çocuğunuzu “Çocuğum” Diyerek Sevmeyin

27 Ağustos 2017

Uzmanlıklar çağındayız. Her işin, her şeyin uzmanı var. Uzmanlıkları belirleyen ise “deneyim” değil; akademik nosyon. Pozitif bilimlerde dahi -kendimce şerh düşebilirim ama- kabul edilebilir olan “akademik” alt yapı şartı, diğer bilimlerde neredeyse olmazsa olmaz görülüyor.

Akademik kariyeri boyunca öğrenciler, bir taraftan eğitim sistemini, okulunu ve hocasını eleştirirken bir taraftan da aynı sistemin parçası olmak için kıyasıya rekabet ediyor. Gün gelip “hoca” olunduğunda ise “uzman” saygınlığı apoleti doğal olarak takılıyor çiçeği burnunda hocalarımıza. Biz faniler de “üretilene” değil “unvana” bakarak saygıda kusur etmiyoruz.

Uzmanlıklar da pek tabii uzman görüşlerini getiriyor. Continue Reading…

Blog, Düşünce

Benim Gibi Olan Bütün Düşüncelere Saygılıyım

05 Haziran 2017

2011 yılında bir dergide okuduğum anket çalışmasında ciddi şaşkınlık yaşamıştım. Komşuluk ilişkileri üzerine olan çalışmada bütün farklı gruplar, etnik ve dini kökene göre istenmiyordu. Herkes komşusunun deyim yerindeyse “makul” olmasını istiyordu.*

2011’den bu yana çok şey değişirken, bazı şeyler değişmedi.

Değişmeyen şeyler içerisindeki bugünkü konumuz; farklı düşüncelere olan saygımız.

Bütün platformlarda “her görüşe saygılıyım ama…” diye söze giren birini görürsem hemen heyecanlanıyorum. Çünkü “her görüşe saygının” içerisinde aranan “kendiliğin” miktarını merak ediyorum. Dolayısıyla çelişkiyi.

Görüşe saygı duymak deyince peşi sıra gelen günümüzün popüler söylemi “demokrasi” üzerinden açalım konuyu.

Demokrasi, teorik olarak “düşünce özgürlüğü” için gerekli ortamın isimlerinden biridir.

Continue Reading…